Motoryatlar, yelkenlilere nazaran genelde daha değerlidir. Ayrıca motoryatlar, hızları sebebiyle yüksek risk altındadır. Bir de süperyat ve megayatları hesaba katarsak, motoryatların denizcilik rizikolarıyla karşılaşma ihtimalinin daha yüksek olduğu, kaza durumunda yelkenlilere nazaran çok daha büyük miktarlarda zararın oluşacağı söylenebilir. Söz konusu riskin bertarafı için yat sigortaları en önemli araçlardan biridir. Yat sigortalarında hem yatın gövdesine, motoruna/yelkenine, kişisel eşyaya, elektronik cihazlara gelecek zararlar teminat altına alınır. Çekme-atma masrafları ile üçüncü kişilere verilecek zararlar da poliçe kapsamına dahil edilebilir.
Uygulamada rastlanan yat sigortalarının geneli, 1985 tarihli Enstitü Yat Klozları olarak bilinen İngiltere menşeili genel koşullar dahil edilerek yapılmaktadır. Bu koşullarda yer alan “sürat botu” hükmünün ve bağlantılı ek koşulların özellikle motoryatlar açısından bilinmesi oldukça mühimdir. Esasında bahsi geçen Enstitü Yat Klozları (Kloz No: 328), ilgili deniz aracının 17 knot hız yapabilme kapasitesine göre kaleme alınmıştır. Şayet bir deniz aracı, 17 knottan daha yüksek bir hızda hareket kabiliyetine sahipse, sigorta poliçesinde bu husus açıkça belirtilir. Böyle bir durumda, Enstitü Yat Klozlarının 19 maddesi diğer tüm hükümlerin önüne geçerek sigorta ilişkisine doğrudan uygulanır.
Adı geçen 19. maddeye göre, tekne seferde ise, poliçede adı yazılı sigortalı veya diğer yetkin kişi/kişilerin teknede olması ve teknenin bu kişilerden birinin kontrolünde olması sigortanın temel koşuludur; aksi takdirde tazminat ödenmez. Yine teknenin misal alargada demirli halde bırakılması sırasında karaya oturması, batması yahut sürüklenerek hasara uğraması nedeniyle tazminat ödenmeyecektir. Farklı bir mesele olarak, 19. maddeye göre, sigortalı teknenin, sırf kötü/ağır hava veya deniz koşullarına bağlı olarak zarar gören dümen, bağlantı mili veya pervanesi için tazminat talep edilemez. Fakat yat, farklı bir yat ya da marina kısımlarına çarpma sonucu zarar görmüşse, sigortacıdan tazminat talep mümkündür. Ayrıca yatın, hız denemesi ya da yarış amacıyla kullanılmasından doğan zararlar da teminat dışıdır. Hatta böyle bir kullanım üçüncü kişilerin zararına yol açmışsa bu durumda da yat sahibi, zararı kendisi karşılamak zorunda kalacaktır.
Mahkeme kararlarına bakılacak olursa; bir olayda sigortalı tekne, Çanakkale Boğazı’nda seyretmekteyken sert bir cisme çarparak maddi hasara uğramıştır. Davalı sigorta şirketi, teknenin hızının 17 knotu geçmesi halinde dümen, bağlantı mili veya pervane için poliçe teminatının bulunmadığını, teknenin hızının 17 knottan fazla olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Sigorta hakem heyeti sigorta şirketi lehine redde karar vermiştir. Yine farklı bir olayda teknenin dıştan takmalı motorunda rüzgar ve dalga sebebiyle hasar meydana gelmiştir. Sigorta şirketi, demirliyken içinde hiç kimse olmaksızın bırakıldığı sırada zarar gördüğünü, bunlardan doğan hasarın teminat dışı bırakıldığını beyan etmiş, Sigorta Hakem Heyeti de sigorta şirketi lehine yat malikinin başvurunun reddine karar vermiştir. Benzer bir şekilde sürat teknesinin açık denizde 23 knot hızla seyrettiği sırada görülmeyen muhtemel sert bir cisimle çarpışması sonucunda pervane kuyruğunda ve flap aksamda, karinasında, şaft kovanı gövde kısmında hasar meydana gelmiş, sigorta şirketi, sürat botu klozunu düzenleyen 19. madde gereği dümen, bağlantı mili ve pervane için tazminat ödenemeyeceğini, hasarın poliçe teminat kapsamı dışında kaldığını savunmuştur. Mahkeme sigorta şirketi lehine ret kararı vermiştir.
Görüldüğü üzere, sürat botuna dair 19. madde ve ayrıca 333. numaralı özel kloz, özellikle motoryat sahiplerinin dikkat etmesi gereken özel bir yat sigortası kuralıdır. Bu noktada hem teknenin hız kapasitesi iyi tespit edilmeli, hem yat sigortası poliçesi satın alırken tabi olunacak hükümler doğru değerlendirilmeli hem de tekne, bu teminat sınırları iyi düşünülerek denizde kullanılmalıdır.

Comments are closed